Cuma, Eylül 17, 2021

Zamanda Yolculuk Hakkında Bilmediğiniz 5 Şey

Zamanda zikzaklar çizmek için ya geçmişi ziyaret edersiniz ya da geleceğe atlarsınız. Bu konseptler öyle büyüleyici ki aklı ele geçiriyor ve hayalgücümüzü acımasız bir ihtimamla çeliyor. Olasılıkları bir düşünün: Çocukluğunuzu ziyaret eder miydiniz? Aristoteles’le konuşur Julius Caesar’la içki içer miydiniz? Ne yazık ki şu an için bunlar yalnızca hayalgücümüzde var olan sorular. Ancak büyük isimler zamanda yolculuk yapma konusuyla ilgili şüphelerini daha önce dile getirip bu ihtimalin tam anlamıyla olanaksız olmayacağını da eklemişlerdi. Aslında tanınmış fizikçi Stephen Hawking, kendi adına bazı kesin yargılara da ulaşmıştı. İşte zamanda yolculuk hakkında bilmedikleriniz.

Stephen Hawking Zamanda Yolculuğun Olanaksız Olduğunu İddia Etti

Zamanda yolculukla ilgili pek çok teoriden biri, kainatın zaman makinelerinin yapılmasına izin vermeyerek kendini bir paradokstan (zamanda yolculukla ilgili sorunlardan) koruyacağından bahseder. “Tüm zaman makineleri aktive edildikleri anda büyük ihtimalle kendilerini imha eder,” diyor ünlü fizikçi Kip Thorne da. İsteksiz bir kainat düşüncesi biraz tuhaf gelse de (insan Son Durak isimli filmdeki görünmez güçleri düşünmeden edemiyor) Stephen Hawking bu hipotezi açıkça kabul ediyor. Hatta zamanda yolculuğun fizik yasaları arasında yasaklayacak bir kanun olacağını düşünüyordu.

Hawking, kronoloji koruma durumunun, bu yasayı oluşturacağını. Bu önerisinden sonraki yıllarda Hawking zamanda yolculuğu engelleyecek hiçbir fizik yasası bulamadığı için oldukça sinirlendi. Bu olasılıksızlığı kanıtlayamadığı için Hawking fikrini değiştirdi ve zaman yolculuğunun mümkün olabileceğini fakat pratik olmayacağını ifade etti.

Zamanda Yolculuk Yaptığınızda Kainat Buna İzin Vermeyebilir

Hawking’in bir zamanlar zamanda yolculuğun imkansız olduğuna inanmasına şaşmamalı. Çünkü bu prosedürde fazlaca paradoks bulunuyor. Bunların en ünlüsü de -büyükbaba paradoksu- şu muammayı ortaya koyar: Zamanda geri gitsen ve büyükbabanı öldürsen hiç doğma şansı elde edemeyeceğinden varlığın sona ermez mi? Akıllara durgunluk veren bu başlangıcından ötürü büyükbaba paradoksunun karmaşasını ortadan kaldırmak için pek çok teşebbüste bulunulmuştur. Belki de bu teşebbüslerin en başarılısı Amerikan fizikçi Hugh Everett’ten geldi. Everett, zamanda yolculuğun çok dünyalı yorumunu ortaya atmıştır.

Çoğu kez gözden geçirilmesine rağmen bu fikir aslen pek çok kainatın var olabileceğini ve her birinde farklı olayların farklı sonuçlar doğuracağını öne sürer. Bu yüzden zamanda geriye gidip büyükbabanızı öldürseniz geldiğiniz kainat zarar görmezdi ve siz yaşamınıza devam ederdiniz (akrabasını öldürmüş bir sadist olarak elbette), çünkü kainat sizi hayatta tutmak için değişirdi. Bu fikir teorik olarak quantum mekaniğiyle paralel gidiyor gibi görünse de onda da septiklik bulunur. Daha yakın zamanlarda fizikçiler Daniel Greenberger ve Karl Svozil tarafından ortaya atılan modelde ise quantum mekaniği zaman yolculuğuna tek bir zaman çizgisinde izin veriliyor fakat ünlü büyükbaba paradoksuna çare yine de veriliyor.

Greenberger ve Svozil’e göre quantum nesneler çeşitli parça dalgaları olarak vardır ve her dalga uzay-zamanda belli bir yolu izler. 2005 senesinde Greenberger ve Svozil, bu dalgalar zamanda geri gittiklerinde zararlı bir biçimde araya giriyor ve olanların farklı bir şekilde yaşanmasını önlüyor. Böylece şimdiyi biliyorsanız bunu değiştirme gibi bir şansınız olmuyor. Profesör Grenberger BBC’ye “Büyükbabanı öldürmek için geçmişe gidersen asıl bulunduğun zamana geri döndüğünde büyükbaban ya odadan çıkmıştır, ya onu bir yerde bulamazsın ya da fikrini değiştirirsin,” demiştir.

Bir Zaman Yolcusu Çoktan Bizi Görmeye Gelmiş Olabilir

2000 senesinde kendini John Titor olarak tanıtan ve internet üzerindeki bilim-kurgu tartışma forumlarını ziyaret eden biri, 2036 senesinden gelen, ordunun bir zaman seyahatçisi olduğunu iddia etti. Hiçbir iz bırakmadan birden ortaya çıkan ve aynı şekilde ortadan kaybolan Titor, zamanda yolculuk ve gelecek hakkında pek çok tahminde bulunarak internet kullanıcılarını meşgul etti. Titor’a göre 2004/05 Amerika başkan seçimlerinden hemen sonra bireysel ‘hak ve özgürlükler’ sebep gösterilerek bir iç savaş çıkacaktı. Titor, ulusal güvenlik için bireysel özgürlüklerin kaybolacağına dair tahminlerde bulundu. Ayrıca 2015’te Rusya’nın çeşitli Amerikan hedeflerine nükleer saldırı yapmasıyla iç savaşın biteceğini öngördü.

Bu saldırı karşısında Amerika karşılık verecek ve Üçüncü Dünya Savaşı çıkacaktı. Bu savaşla da üç milyar insan hayatını kaybedecekti. Açıkça görülüyor ki Titor’un iç savaş tahmini asla gerçekleşmedi. Ancak Titor, çok dünyalı zamanda yolculuk yorumunun doğru olduğunu ve bu yüzden de geldiği yerin zaman çizgisinin varolandan farklı olabileceğini söyledi. Böylece iddialarının yalanlanamaz bir hâle gelmesini sağladı. Bu hikâyenin bir kandırmaca olduğu kuvvetle muhtemelse de ilginç bir merak uyandırdığı da kesin.

Titor’ın tahminlerinden bazıları şöyle: Amerika, nükleer silahları olduğu gerekçesiyle Irak’a savaş açacak (bu tahmin 11 Eylül saldırıları ve Irak Savaşı’ndan önce yapıldı), İsrail ve Arap komşuları arasında savaş çıkacak ve kitle imhâ silahları kullanılacak, 2004’ten sonra Olimpiyatlar iptal edilecek (2008 Çin Olimpiyatları kastediliyor olabilir). Bunların yanı sıra bir de oldukça dikkat çekici bir tahmin daha vardı: Gelecekte şimdi sert bir biçimde eleştirilecek.

Zamanda Yolculuk İçin Zaman Makinesine İhtiyaç Olmayabilir

Zamanda yolculuğu açıklayan modellerin büyük bir bölümü, negatif yoğunluğu olan egzotik bir madde üretebilecek makinelere ihtiyaç duyar. Ancak böyle egzotik bir madde var mıdır ve tam olarak nedir? Negatif enerjiyi anlamanın en iyi yolu kara deliklere bakmaktır. Kara delikler, yoğunluk olarak güçlü çekimsel alanlar yaratırlar. Bunlar öyle güçlüdür ki uzay-zaman düzlemini bükebilirler. Teorisyen Roy Kerr, bir kara deliğe girer ve diğer taraftan bir beyaz delikten çıktığınız takdirde zamanda yolculuğun mümkün olabileceğini farz eder. Bir kara delik her şeyi kendine doğru çekerken beyaz delik negatif enerji yoğunluğu olan bir maddeyle şeyleri kendinden iter.

Muhteşem bir teori gibi görünse de maalesef bilinen tüm maddelerde pozitif yoğunluk bulunmaktadır. Ancak egzotik maddenin varolduğu quantum teorisyenleri tarafından tahmin edilmektedir. Yalnızca bunun henüz üretilmediği ve zamanda yolculuğun yapılabilmesi için yeterli miktarlarda varolamayacağını düşünmektedirler. Hemen endişelenmenize gerek yok. Yeni araştırmalara göre egzotik madde kullanılmadan da zamanda yolculuk yapılabilir. 2007 senesinde İsrail Teknoloji Enstitüsü’nden fizikçi Amos Ori, uzay-zaman düzleminin aynı anda bükülüp bir çember şeklinde bağlanabilmesini sağlayan bir dizi ideal çekimsel koşulu özetleyen karmaşık matematik denklemleri geliştirdi.

Bu senaryoya göre hiçbir zaman makinesine gerek kalmıyor. Bunun için gerekli olan araç uzay-zaman düzlemi oluyor. Eğer bir insan bu çemberin (uzay-zaman) etrafında dönebilirse varsayımsal olarak geçtiği her turda zamanda geri gidiyor.

Zamanda Yolculuk 2008’de Başlayabilir Gözüyle Bakılıyordu

Hawking’in zamanda yolculuğu olanaksız gördüğü zamanlarda en belirleyici tezi, henüz zamanda yolculuk eden bir turistle karşılaşmamamızdı. Zamanda yolculuk mümkün olsa (Hawking’e göre) gelecekten pek çok insan şimdiye gelmiş olmalıydı. Hawking daha sonra bu sorunsalına kendi yanıt verdi. Uzay-zaman düzlemi, zamanda yolculuğa izin verebilmek için belli bir biçimde eğilmiş olmalıydı. Uzay-zaman düzlemini geleceğe kadar bu belli şekilde eğemezsek zaman yolcuları da önceden geldikleri noktaya dönemezlerdi (bunu çember örneğindeki gibi düşünebilirsiniz). Yani temelde bir insan, ilk zaman portalının yaratıldığı noktanın olduğu yere kadar geçmişe gidebilir.

Peki tüm bunların 2008’le ne ilgisi var diyebilirsiniz. Şubat 2008’de CERN olarak bilinen Avrupa Nükleer Araştırma Organizasyonu 9 milyar dolarlık Dev Hadron Çarpıştırıcısı’nı (LHC) tanıttı. Bu, bilinen en güçlü atom parçalayıcıydı. LHC, teknolojinin modern bir mucizesi ve insanların bu zamana kadar yarattığı en karmaşık şey olarak görülüyor. Daire çevresi 27 kilometre ve ışık hızına yakın geçen protonların çarpışmalarını kolaylaştırıyor. Aslında LHC öyle güçlü ki Rus matematikçiler Irina Aref’eva ve Igor Volovich, solucan deliğinin yaratılışı için gerekli koşulları, gelecekten gelecek davetsiz misafirler için potansiyel bir kapı açarak oluşturacağını iddia ediyor.

Bu kapı insanların geçemeyeceği kadar küçük olabilir fakat gelecekten minyatür ulakların gelmesi mümkün mü acaba? Bunu zaman gösterecek. Fakat 2008’de bu istenilen gerçekleştirilemedi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON YAZILAR